Surelere Dön

Şuarâ Sûresi

Sure: 26 227 Ayet İniş Sırası: 47
1
Cüz: 19 Sayfa: 366
Ta sin mim.
2
Cüz: 19 Sayfa: 366
Bunlardır gerçekle batılı açıklayan kitabın ayetleri.
3
Cüz: 19 Sayfa: 366
Kendine kıyacaksın inanmıyorlar diye adeta.
4
Cüz: 19 Sayfa: 366
Dileseydik gökten bir delil indirirdik onlara, onun karşısında başlarını eğerlerdi, kalakalırlardı.
5
Cüz: 19 Sayfa: 366
Rahman katından, Kur'an'ın yeni bir ayeti indi mi, hemen yüz çevirirler ondan.
6
Cüz: 19 Sayfa: 366
Gerçekten de yalanladılar, artık yakında alay ettikleri şeyin haberleri gelip çatacak onlara.
7
Cüz: 19 Sayfa: 366
Bakmazlar mı yeryüzüne, nice güzelim nebatlar bitirdik çifterçifter orada.
8
Cüz: 19 Sayfa: 366
Bunda bir delil var elbette ve çoğu inanmaz gene de.
9
Cüz: 19 Sayfa: 366
Ve şüphe yok ki Rabbin, elbette üstündür, rahimdir.
10
Cüz: 19 Sayfa: 366
An o zamanı ki hani Rabbin, Musa'ya, git zalimler topluluğuna diye nida etmişti,
11
Cüz: 19 Sayfa: 366
Firavun'un kavmine, hala mı çekinmeyecekler?
12
Cüz: 19 Sayfa: 366
Musa, Rabbim demişti, gerçekten de beni yalanlarlar diye korkuyorum.
13
Cüz: 19 Sayfa: 366
Gönlüm daralır, dilim açılmaz, sen Harun'u gönder.
14
Cüz: 19 Sayfa: 366
Ve bir de onlara karşı suçum var, korkarım, öldürürler beni.
15
Cüz: 19 Sayfa: 366
Rab, hayır dedi, ikiniz de, delillerimizle gidin, şüphe yok ki biz, sizinleyiz, her şeyi duyarız.
16
Cüz: 19 Sayfa: 366
Firavun'un tapısına geldiler de biz dediler, şüphe yok ki alemlerin Rabbinin peygamberleriyiz.
17
Cüz: 19 Sayfa: 366
İsrailoğullarını bizimle gönder.
18
Cüz: 19 Sayfa: 366
Firavun, sen dedi, çocukken içimizde büyüyüp yetişmedin mi ve ömrünün nice yılını aramızda geçirmedin mi?
19
Cüz: 19 Sayfa: 366
Ve o yaptığın işi de yaptın ve sen, nankörlerdensin.
20
Cüz: 19 Sayfa: 367
Musa, o işi yaptım ama dedi, o vakit cahillerdendim.
21
Cüz: 19 Sayfa: 367
Korktuğumdan da hemen kaçtım sizden, derken Rabbim bana peygamberlik verdi ve beni, peygamberler zümresine aldı.
22
Cüz: 19 Sayfa: 367
Verdiğin nimeti başıma kakıyorsun ama bu da, İsrailoğullarını kendine kul edindiğinden meydana gelen bir şeydi.
23
Cüz: 19 Sayfa: 367
Firavun, alemlerin Rabbi ne der ki dedi.
24
Cüz: 19 Sayfa: 367
Musa, göklerin ve yeryüzünün ve ikisinin arasındakilerin Rabbi, dedi, iyice bilip anlıyorsanız.
25
Cüz: 19 Sayfa: 367
Firavun, etrafındakilere, işitiyor musunuz? dedi.
26
Cüz: 19 Sayfa: 367
Musa, sizin de Rabbinizdir dedi, sizden önce gelip geçen atalarınızın da Rabbi.
27
Cüz: 19 Sayfa: 367
Firavun, gerçekten de dedi, size gönderilen peygamberiniz, mutlaka deli.
28
Cüz: 19 Sayfa: 367
Musa, doğunun da Rabbidir dedi, batının da ve ikisi arasında bulunanların da düşünüp akıl ediyorsanız.
29
Cüz: 19 Sayfa: 367
Firavun, eğer dedi, benden başka bir mabut kabul edersen seni mutlaka zindana atılmışlara katarım, hapsederim.
30
Cüz: 19 Sayfa: 367
Musa, ya sana dedi, apaçık bir delil gösterirsem,
31
Cüz: 19 Sayfa: 367
Firavun, doğru söyleyenlerdense hadi dedi, göster onu.
32
Cüz: 19 Sayfa: 367
Musa, sopasını attı, sopa hemen apaçık görünen koca bir ejderha oldu.
33
Cüz: 19 Sayfa: 367
Elini koynundan çıkardı, derhal bakanlara parıl parıl parlayan bembeyaz bir el göründü.
34
Cüz: 19 Sayfa: 367
Firavun, yanındaki ileri gelenlere, gerçekten de dedi, bu, pek bilgili bir büyücü.
35
Cüz: 19 Sayfa: 367
Sizi, büyüsüyle yurdunuzdan çıkarmak istiyor, ne buyurursunuz şimdi?
36
Cüz: 19 Sayfa: 367
Ona ve kardeşine bir zaman mühlet ver dediler ve şehirlere, büyücüleri toplayıp getirecek adamlar yolla da.
37
Cüz: 19 Sayfa: 367
Adamakıllı bilgili bütün büyücüleri tapına getirsinler.
38
Cüz: 19 Sayfa: 367
Muayyen bir günün muayyen bir zamanında büyücüler toplandı.
39
Cüz: 19 Sayfa: 367
Halka da denildi ki siz de toplanıyor musunuz?
40
Cüz: 19 Sayfa: 368
Umarız ki üst gelirlerse biz de büyücülere uyarız.
41
Cüz: 19 Sayfa: 368
Derken büyücüler gelince Firavun'a üst gelirsek dediler, bize bir mükafat var mı?
42
Cüz: 19 Sayfa: 368
Firavun, evet dedi, siz o zaman yakınlarımdan olursunuz.
43
Cüz: 19 Sayfa: 368
Musa, onlara, atacağınız şeyleri atın dedi.
44
Cüz: 19 Sayfa: 368
İplerini sopalarını attılar ve Firavun'un yüceliği hakkı için dediler, biz elbette üst olacağız.
45
Cüz: 19 Sayfa: 368
Derken Musa da sopasını attı, sopa, hemen onların düzüp meydana getirdiği şeyleri yutmaya başladı.
46
Cüz: 19 Sayfa: 368
Büyücüler, derhal secdeye kapandılar.
47
Cüz: 19 Sayfa: 368
Alemlerin Rabbine inandık dediler.
48
Cüz: 19 Sayfa: 368
Musa ve Harun'un Rabbine.
49
Cüz: 19 Sayfa: 368
Firavun, size izin vermeden inandınız ha dedi, şüphe yok ki o, sizin büyüğünüz, büyüyü o öğretti size; şimdi anlarsınız siz, mutlaka ellerinizi, ayaklarınızı çaprazvari kestireceğim ve hepinizi de astıracağım.
50
Cüz: 19 Sayfa: 368
Zararı yok dediler, şüphe yok ki biz, dönüp Rabbimize varacağız.
51
Cüz: 19 Sayfa: 368
İlk inananlardan olduğumuz için umarız ki Rabbimiz hatalarımızı yarlıgar.
52
Cüz: 19 Sayfa: 368
Ve Musa'ya, kullarımı geceleyin yola çıkar, şüphe yok ki ardınızdan gelecekler diye vahyettik.
53
Cüz: 19 Sayfa: 368
Firavun, şehirlere asker toplayan adamlar yolladı.
54
Cüz: 19 Sayfa: 368
Bunlar, hiç şüphe yok azlık bir topluluk.
55
Cüz: 19 Sayfa: 368
Ve hiç şüphe yok ki gene de bizi kızdırmadalar.
56
Cüz: 19 Sayfa: 368
Bizse onların şerrine karşı uyanık ve kuvvetli bir topluluğuz diye haberler gönderdi.
57
Cüz: 19 Sayfa: 368
Derken onları bahçelerden, kaynaklardan sürüp çıkardık.
58
Cüz: 19 Sayfa: 368
Ve definelerden ve güzelim yerlerden ettik.
59
Cüz: 19 Sayfa: 368
Böyle işte ve oralara İsrailoğullarını mirasçı kıldık.
60
Cüz: 19 Sayfa: 368
Firavun'a uyanlar, gün doğunca İsrailoğullarının artlarına düştüler.
61
Cüz: 19 Sayfa: 369
İki topluluk da birbirini görünce Musa'nın arkadaşları dediler ki: Mutlaka bize yetişecekler.
62
Cüz: 19 Sayfa: 369
Musa, hayır dedi, şüphe yok ki Rabbim bana yol gösterecek.
63
Cüz: 19 Sayfa: 369
Derken Musa'ya, sopanı denize vur diye vahyettik. Vurunca deniz hemen yarıldı ve her parçası, koca bir dağa döndü.
64
Cüz: 19 Sayfa: 369
Öbürlerini buraya yaklaştırdık.
65
Cüz: 19 Sayfa: 369
Musa'yı ve onunla beraber bulunanların hepsini kurtardık.
66
Cüz: 19 Sayfa: 369
Sonra öbürlerini sulara garkettik.
67
Cüz: 19 Sayfa: 369
Şüphe yok ki bunda bir delil var, fakat halkın çoğu inanmaz.
68
Cüz: 19 Sayfa: 369
Ve şüphe yok ki Rabbin, elbette üstündür, rahimdir.
69
Cüz: 19 Sayfa: 369
Onlara oku İbrahim'e ait haberi.
70
Cüz: 19 Sayfa: 369
Hani atasına ve kavmine, neye tapıyorsunuz demişti.
71
Cüz: 19 Sayfa: 369
Putlara tapıyoruz dediler ve onlara kulluk edip durmadayız.
72
Cüz: 19 Sayfa: 369
Çağırdığınız vakit dedi, duyuyorlar mı?
73
Cüz: 19 Sayfa: 369
Yahut size bir faydaları var mı, bir zarar veriyorlar mı?
74
Cüz: 19 Sayfa: 369
Hayır dediler, atalarımızı böyle bulduk, böyle yapıyordu onlar.
75
Cüz: 19 Sayfa: 369
Şimdi gördünüz mü dedi, neye kulluk ediyorsunuz.
76
Cüz: 19 Sayfa: 369
Siz ve çok daha önce gelip geçen atalarınız.
77
Cüz: 19 Sayfa: 369
Hiç şüphe yok ki artık, alemlerin Rabbinden başka onlar, bana düşman.
78
Cüz: 19 Sayfa: 369
Âlemlerin Rabbi, öyle bir mabuttur ki beni yaratmıştır ve odur doğru yolu gösteren bana.
79
Cüz: 19 Sayfa: 369
Ve öyle bir mabuttur ki beni doyurur ve suya kandırır.
80
Cüz: 19 Sayfa: 369
Ve hastalandığım zaman o şifa verir bana.
81
Cüz: 19 Sayfa: 369
Ve öyle bir mabuttur ki beni öldürür, sonra da diriltir.
82
Cüz: 19 Sayfa: 369
Ve öyle bir mabuttur ki kıyamet gününde umarım, hatamı da yarlıgar.
83
Cüz: 19 Sayfa: 369
Rabbim, bana peygamberlik ver ve beni temiz kişilere kat.
84
Cüz: 19 Sayfa: 370
Sonra gelenler arasında da güzel bir adsan ver bana, doğrulukla andır beni.
85
Cüz: 19 Sayfa: 370
Beni Naim cennetinin mirasçılarından et.
86
Cüz: 19 Sayfa: 370
Atamı da yarlıga, şüphe yok o, sapıklardan.
87
Cüz: 19 Sayfa: 370
Utandırma beni insanların dirilecekleri günde.
88
Cüz: 19 Sayfa: 370
O günde ki ne mal fayda verir o gün, ne evlat.
89
Cüz: 19 Sayfa: 370
Ancak Allah'a, şirkten ve şüpheden arınmış bir gönülle gelen faydalanır.
90
Cüz: 19 Sayfa: 370
Ve cennet, o gün, çekinenlere yaklaştırılmıştır.
91
Cüz: 19 Sayfa: 370
Ve cehennem, azgınlara gösterilmiş, meydana çıkarılmıştır.
92
Cüz: 19 Sayfa: 370
Ve onlara, nerede kulluk ettikleriniz denilmiştir,
93
Cüz: 19 Sayfa: 370
Allah'ı bırakıp da tapıyordunuz onlara, size yardım ediyorlar mı, yoksa kendilerine bir yardımda bulunuyorlar mı?
94
Cüz: 19 Sayfa: 370
Hepsi de, birbiri üstüne, baş aşağı cehenneme atılmışlardır tapanlar da, tapılanlar da.
95
Cüz: 19 Sayfa: 370
Ve İblis'in bütün ordusu da.
96
Cüz: 19 Sayfa: 370
Orada birbirleriyle çekişerek derler ki.
97
Cüz: 19 Sayfa: 370
Allah hakkı için gerçekten de biz, apaçık bir sapıklık içindeydik.
98
Cüz: 19 Sayfa: 370
Sizi, alemlerin Rabbiyle bir tuttuğumuz zaman.
99
Cüz: 19 Sayfa: 370
Bizi, ancak o mücrimler saptırdı.
100
Cüz: 19 Sayfa: 370
Artık ne şefaatçilerden bir şefaatçi var bize.
101
Cüz: 19 Sayfa: 370
Ne bir can dostu.
102
Cüz: 19 Sayfa: 370
Ne olurdu bir kere daha dünyaya dönebilseydik de inananlardan olsaydık.
103
Cüz: 19 Sayfa: 370
Şüphe yok ki bunda bir delil var, fakat halkın çoğu inanmaz.
104
Cüz: 19 Sayfa: 370
Ve şüphe yok ki Rabbin, elbette üstündür, rahimdir.
105
Cüz: 19 Sayfa: 370
Nuh kavmi de peygamberleri yalanladı.
106
Cüz: 19 Sayfa: 370
Hani, kardeşleri Nuh, onlara demişti ki: Hala mı çekinmezsiniz?
107
Cüz: 19 Sayfa: 370
Şüphe yok ki ben, size emin bir peygamberim.
108
Cüz: 19 Sayfa: 370
Artık Allah'tan çekinin ve itaat edin bana.
109
Cüz: 19 Sayfa: 370
Ve ben, tebliğime karşılık bir mükafat istemem sizden, benim mükafatım, ancak alemlerin Rabbine ait.
110
Cüz: 19 Sayfa: 370
Artık Allah'tan çekinin ve itaat edin bana.
111
Cüz: 19 Sayfa: 370
Dediler ki: Sana, aşağılık kişiler uymuş, biz de mi inanalım sana?
112
Cüz: 19 Sayfa: 371
Nuh, benim onların yaptıklarına dair bir bilgim yok dedi.
113
Cüz: 19 Sayfa: 371
Onların hesabı ancak Rabbime aittir eğer anlarsanız.
114
Cüz: 19 Sayfa: 371
Ve ben, inananları kovamam.
115
Cüz: 19 Sayfa: 371
Ben ancak, apaçık bir korkutucuyum.
116
Cüz: 19 Sayfa: 371
Ey Nuh dediler, bu işten vazgeçmezsen seni mutlaka taşlarız.
117
Cüz: 19 Sayfa: 371
Rabbim dedi, gerçekten de kavmim, yalanladı beni.
118
Cüz: 19 Sayfa: 371
Sen, onlarla benim aramda hükmet ve beni de kurtar, inananlardan benimle beraber bulunanları da.
119
Cüz: 19 Sayfa: 371
Derken onu da o dopdolu gemiyle kurtardık, onunla beraber bulunanları da.
120
Cüz: 19 Sayfa: 371
Sonra da onlardan başka geri kalanları sulara garkettik.
121
Cüz: 19 Sayfa: 371
Şüphe yok ki bunda bir delil var, fakat halkın çoğu inanmaz.
122
Cüz: 19 Sayfa: 371
Ve şüphe yok ki Rabbin, elbette üstündür, rahimdir.
123
Cüz: 19 Sayfa: 371
Âd kavmi de peygamberleri yalanladı.
124
Cüz: 19 Sayfa: 371
Hani , kardeşleri Hud, onlara demişti ki: Hala mı çekinmezsiniz?
125
Cüz: 19 Sayfa: 371
Şüphe yok ki ben, size emin bir peygamberim.
126
Cüz: 19 Sayfa: 371
Artık Allah'tan çekinin ve itaat edin bana.
127
Cüz: 19 Sayfa: 371
Ve ben, tebliğime karşılık bir mükafat istemem sizden, benim mükafatım, ancak alemlerin Rabbine ait.
128
Cüz: 19 Sayfa: 371
Siz, her yüksek tepede, ihtiyacınız olmayan bir yapı kurarak eğlenip durur musunuz?
129
Cüz: 19 Sayfa: 371
Sağlam yapılar, kaleler yaparsınız da ebedi kalacağını mı umarsınız?
130
Cüz: 19 Sayfa: 371
Tutup yakaladığınızı cebbarcasına mı yakalarsınız?
131
Cüz: 19 Sayfa: 371
Artık Allah'tan çekinin ve itaat edin bana.
132
Cüz: 19 Sayfa: 371
Çekinin o mabuttan ki bildiğiniz nimetleri vererek yardım etti size.
133
Cüz: 19 Sayfa: 371
Yardım etti size hayvanlar ve evlat vererek.
134
Cüz: 19 Sayfa: 371
Ve bahçeler ve kaynaklar ihsan ederek.
135
Cüz: 19 Sayfa: 371
Şüphe yok ki ben, o pek büyük günün azabı size gelip çatacak, ondan korkuyorum.
136
Cüz: 19 Sayfa: 371
Bizce bir dediler, istersen öğüt ver bize, istersen öğüt verenlerden olma.
137
Cüz: 19 Sayfa: 372
Bu, önce gelip geçenlerin uydurmalarından başka bir şey değil.
138
Cüz: 19 Sayfa: 372
Ve biz, azaba uğratılmayacağız.
139
Cüz: 19 Sayfa: 372
Derken onu yalanladılar, biz de onları helak ettik. Şüphe yok ki bunda bir delil var, fakat halkın çoğu inanmaz.
140
Cüz: 19 Sayfa: 372
Ve şüphe yok ki Rabbin, elbette üstündür, rahimdir.
141
Cüz: 19 Sayfa: 372
Semud kavmi de peygamberleri yalanladı.
142
Cüz: 19 Sayfa: 372
Hani, kardeşleri Salih, onlara demişti ki: Hala mı çekinmezsiniz?
143
Cüz: 19 Sayfa: 372
Şüphe yok ki ben, size emin bir peygamberim.
144
Cüz: 19 Sayfa: 372
Artık Allah'tan çekinin ve itaat edin bana.
145
Cüz: 19 Sayfa: 372
Ve ben, tebliğime karşılık bir mükafat istemem sizden, benim mükafatım, ancak alemlerin Rabbine ait.
146
Cüz: 19 Sayfa: 372
Burada emin bir halde bırakılacak mısınız?
147
Cüz: 19 Sayfa: 372
Bağlarda, kaynaklarda.
148
Cüz: 19 Sayfa: 372
Ekinler içinde, tomurcukları nazik, yumuşak hurmalıklar yanında.
149
Cüz: 19 Sayfa: 372
Ve büyük bir akılla, ustalıkla dağlarda evler yontmadasınız.
150
Cüz: 19 Sayfa: 372
Artık Allah'tan çekinin ve itaat edin bana.
151
Cüz: 19 Sayfa: 372
Aşırı gidenlerin emrine uymayın,
152
Cüz: 19 Sayfa: 372
o aşırı gidenler ki yeryüzünde bozgunculuk ederler de ıslah etmezler.
153
Cüz: 19 Sayfa: 372
Sen dediler, ancak büyülenmiş kişilerdensin.
154
Cüz: 19 Sayfa: 372
Bizim gibi bir insandan başka bir şey de değilsin sen. Doğru söyleyenlerdensen bir delil göster bize.
155
Cüz: 19 Sayfa: 372
Bu dedi, dişi bir deve; su içme hakkı, bir gün onun, malum bir gün de su içme hakkı sizin.
156
Cüz: 19 Sayfa: 372
Ve ona kötülükle dokunmayın, sonra pek büyük bir günün azabı, helak eder sizi.
157
Cüz: 19 Sayfa: 372
Ayaklarını kesip öldürdüler onu da nadim oldular.
158
Cüz: 19 Sayfa: 372
Azap, onları helak ediverdi. Şüphe yok ki bunda bir delil var, fakat halkın çoğu inanmaz.
159
Cüz: 19 Sayfa: 372
Ve şüphe yok ki Rabbin, elbette üstündür, rahimdir.
160
Cüz: 19 Sayfa: 373
Lut kavmi de peygamberleri yalanladı.
161
Cüz: 19 Sayfa: 373
Hani, kardeşleri Lut, onlara demişti ki: Hala mı çekinmezsiniz?
162
Cüz: 19 Sayfa: 373
Şüphe yok ki ben, size emin bir peygamberim.
163
Cüz: 19 Sayfa: 373
Artık Allah'tan çekinin ve itaat edin bana.
164
Cüz: 19 Sayfa: 373
Ve ben, tebliğime karşılık bir mükafat istemem sizden, benim mükafatım, ancak alemlerin Rabbine ait.
165
Cüz: 19 Sayfa: 373
Siz, insanlardan erkeklere yaklaşıyor da.
166
Cüz: 19 Sayfa: 373
Rabbinizin, sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıyor musunuz? Hayır, siz, haddi aşmış bir topluluksunuz.
167
Cüz: 19 Sayfa: 373
Ey Lut dediler, bu işten vazgeçmezsen seni mutlaka şehrimizden çıkarırız.
168
Cüz: 19 Sayfa: 373
Şüphe yok ki dedi, ben, sizin yaptığınızdan nefret etmedeyim, onu kınamadayım.
169
Cüz: 19 Sayfa: 373
Rabbim, beni de onların yaptıkları işin azabından kurtar, ailemi de.
170
Cüz: 19 Sayfa: 373
Derken onu da kurtardık, bütün ailesini de.
171
Cüz: 19 Sayfa: 373
Ancak bir kocakarı, geri kalanların içindeydi.
172
Cüz: 19 Sayfa: 373
Sonra berikileri mahvettik.
173
Cüz: 19 Sayfa: 373
Üstlerine öylesine bir yağmur yağdırdık ki, ne de kötüdür korkutulanlara yağdırılan yağmur.
174
Cüz: 19 Sayfa: 373
Şüphe yok ki bunda bir delil var, fakat halkın çoğu inanmaz.
175
Cüz: 19 Sayfa: 373
Ve şüphe yok ki Rabbin, elbette üstündür, rahimdir.
176
Cüz: 19 Sayfa: 373
Ashabı Eyke de peygamberleri yalanladı.
177
Cüz: 19 Sayfa: 373
Hani Şuayb, onlara demişti ki: Hala mı çekinmezsiniz?
178
Cüz: 19 Sayfa: 373
Şüphe yok ki ben, size emin bir peygamberim.
179
Cüz: 19 Sayfa: 373
Artık Allah'tan çekinin ve itaat edin bana.
180
Cüz: 19 Sayfa: 373
Ve ben, tebliğime karşılık bir mükafat istemem sizden, benim mükafatım, ancak alemlerin Rabbine ait.
181
Cüz: 19 Sayfa: 373
Ölçeği tam ölçün, eksik ölçenlerden olmayın.
182
Cüz: 19 Sayfa: 373
Doğru teraziyle tartın.
183
Cüz: 19 Sayfa: 373
İnsanların haklarından hiçbir şeyi eksiltmeyin ve yeryüzünde bozguncu olmayın.
184
Cüz: 19 Sayfa: 374
Çekinin o mabuttan ki sizi de yaratmıştır, önceki ümmetleri de.
185
Cüz: 19 Sayfa: 374
Sen dediler, ancak büyülenmiş kişilerdensin.
186
Cüz: 19 Sayfa: 374
Ve bizim gibi insandan başka bir şey de değilsin sen ve biz seni mutlaka yalancılardan sanmadayız.
187
Cüz: 19 Sayfa: 374
Gökyüzünden parçalar düşür üstümüze eğer doğru söyleyenlerdensen.
188
Cüz: 19 Sayfa: 374
Rabbim dedi, yaptığınız şeyi daha iyi bilir.
189
Cüz: 19 Sayfa: 374
Derken onu yalanladılar da karanlık günün azabı helak etti onları; şüphe yok ki bu, o günün pek büyük bir azabıydı.
190
Cüz: 19 Sayfa: 374
Şüphe yok ki bunda bir delil var, fakat halkın çoğu inanmaz.
191
Cüz: 19 Sayfa: 374
Ve şüphe yok ki Rabbin, elbette üstündür, rahimdir.
192
Cüz: 19 Sayfa: 374
Ve hiç şüphe yok ki Kur'an, alemlerin Rabbi tarafından indirilmiştir.
193
Cüz: 19 Sayfa: 374
RuhülEmin indirmiştir onu.
194
Cüz: 19 Sayfa: 374
Senin gönlüne, korkutanlardan olasın diye.
195
Cüz: 19 Sayfa: 374
Apaçık Arapçayla.
196
Cüz: 19 Sayfa: 374
Ve şüphe yok ki o hükümler, elbette önceki kitaplarda da var.
197
Cüz: 19 Sayfa: 374
Onu, İsrailoğullarının bilginlerinin bilmesi de bir delil değil miydi onlara?
198
Cüz: 19 Sayfa: 374
Kur'an'ı Arap olmayanlardan, Arapça bilmeyenlerden birisine indirseydik de.
199
Cüz: 19 Sayfa: 374
Onlara okusaydı gene inanmazlardı.
200
Cüz: 19 Sayfa: 374
Biz, böylece Kur'an'ı, mücrimlerin gönüllerine kadar işlettik.
201
Cüz: 19 Sayfa: 374
Fakat elemli azabı görmedikçe inanmazlar ona.
202
Cüz: 19 Sayfa: 374
Ansızın gelip çatar onlara ve onlar anlamazlar bile.
203
Cüz: 19 Sayfa: 374
Derler ki: Bize mühlet verilir mi acaba?
204
Cüz: 19 Sayfa: 374
Hala azabımızın çabucak gelmesini mi isterler?
205
Cüz: 19 Sayfa: 374
Diyelim ki yıllarca onları yaşattık, geçindirdik de.
206
Cüz: 19 Sayfa: 374
Sonra onlara vaadedilen azap geldi.
207
Cüz: 19 Sayfa: 375
O yaşayıp geçinmeleri, onları herhangi bir suretle kurtarabilir mi ki?
208
Cüz: 19 Sayfa: 375
Ve hiçbir şehri helak etmedik ki oraya, korkutucu peygamberler göndermeyelim de.
209
Cüz: 19 Sayfa: 375
Öğüt vermesinler ve biz zulmetmeyiz hiç.
210
Cüz: 19 Sayfa: 375
Ve onu Şeytanlar indirmedi.
211
Cüz: 19 Sayfa: 375
Ve bu, onlara yakışmadığı gibi buna güçleri de yetmez.
212
Cüz: 19 Sayfa: 375
Şüphe yok ki onlar, vahyi duymaktan uzaklaştırılmışlardır.
213
Cüz: 19 Sayfa: 375
Sakın Allah'la beraber bir başka mabudu çağırma, yoksa azaba uğratılanlardan olursun.
214
Cüz: 19 Sayfa: 375
Ve en yakın hısımlarını korkut.
215
Cüz: 19 Sayfa: 375
İnananlardan sana uyanlara karşı kanadını indir, mütevazi ol.
216
Cüz: 19 Sayfa: 375
Sana isyan ederlerse de de ki: Şüphe yok ki ben, sizin yaptıklarınızdan uzağım.
217
Cüz: 19 Sayfa: 375
Ve dayan üstün ve rahim mabuda.
218
Cüz: 19 Sayfa: 375
Öylesine mabut ki namaza kalktığın zaman da seni görür.
219
Cüz: 19 Sayfa: 375
Ve secde edenler arasında secde edişini de görür.
220
Cüz: 19 Sayfa: 375
Şüphe yok ki o, her şeyi duyar, bilir.
221
Cüz: 19 Sayfa: 375
Haber vereyim mi size, kime iner Şeytanlar?
222
Cüz: 19 Sayfa: 375
Onlar, bütün yalancı ve suçlulara inerler.
223
Cüz: 19 Sayfa: 375
Ve onlar da Şeytanlara kulak verirler ve Şeytanların çoğuysa yalancıdır.
224
Cüz: 19 Sayfa: 375
Ve şairlere de akılsızlar ve ziyankarlar uyar.

Âyetteki şâirler, İbni Abbâs'a göre müşrik şâirlerdir ki Mukaatil, adlarını saymıştır. Abdullah-az Zib'ari, Abu-Süfyan ibn-al Hars, Hubayrat ibni Abu-Vahab, Musafi'ibni Abdi Manaf, Abu-Gırra, Abdullah, Umayyat ibni Ahıssalt, bunlardandır. Hz. Peygamberi ve ashabını hecvederler, biz de onun gibi sözler söyleriz derlerdi. Kızınca söven, söyleyince yalanlar düzen, övünce yalan söyleyip övdüğü adama, sahip olmadığı vasıfları veren şairlerin hepsidir diyenler de olmuştur.

 
225
Cüz: 19 Sayfa: 375
Görmez misin ki hiç şüphe yok, onlar, her vadide sersemce dolaşıp dururlar.
226
Cüz: 19 Sayfa: 375
Ve hiç şüphe yok ki onlar, yapmadıkları şeyleri söylerler.
227
Cüz: 19 Sayfa: 375
Ancak inananlar ve iyi işlerde bulunanlar ve Allah'ı çok ananlar ve zulme uğradıktan sonra yardıma mazhar olanlar müstesna. Ve zulmedenler, yakında bileceklerdir halleri neye varacak ve nereye varıp gidecekler.

İstisnâ edilenler, Ravâhaoğlu Abdullah, Mâlik oğlu Kâ'b, Sâbitoğlu Hassân gibi Hz. Muhammed (s.a.a)'i öven, müşrik şâirlerinin hecivlerini reddeden iman sâhibi şâirlerdir.