Surelere Dön

Zâriyât Sûresi

Sure: 51 60 Ayet İniş Sırası: 67
1
Cüz: 26 Sayfa: 519
Andolsun tozutup savuranlara.
2
Cüz: 26 Sayfa: 519
Derken ağır bir yük yüklenenlere.
3
Cüz: 26 Sayfa: 519
Derken kolayca akıp gidenlere.
4
Cüz: 26 Sayfa: 519
Derken işi ayıranlara.
5
Cüz: 26 Sayfa: 519
Gerçekten de size vaadedilen, doğrudur ancak.
6
Cüz: 26 Sayfa: 519
Ve ceza, mutlaka olacak.
7
Cüz: 26 Sayfa: 520
Andolsun yolyol hareli göğe.
8
Cüz: 26 Sayfa: 520
Şüphe yok ki siz, elbette çeşitli ve birbirini tutmaz sözler söylemektesiniz.
9
Cüz: 26 Sayfa: 520
Ondan saptırılan, saptırılmıştır.
10
Cüz: 26 Sayfa: 520
Lanet olsun geberesi yalancılara.
11
Cüz: 26 Sayfa: 520
Ki onlar, daldıkları gaflette habersiz bir halde bocalayıp dururlar.
12
Cüz: 26 Sayfa: 520
Sorarlar: Ne zaman gelecek ceza günü?
13
Cüz: 26 Sayfa: 520
O gün onlar, ateşe atılıp sınanırlar.
14
Cüz: 26 Sayfa: 520
Tadın azabınızı; işte buydu çabucak gelmesini istediğiniz.
15
Cüz: 26 Sayfa: 520
Şüphe yok ki çekinenler, cennetlerdedir, pınar başlarında.
16
Cüz: 26 Sayfa: 520
Alırlar Rablerinin, kendilerine verdiklerini; şüphe yok ki onlar, bundan önce, iyilik ederlerdi.
17
Cüz: 26 Sayfa: 520
Gecelerin az bir kısmında uyurlardı.
18
Cüz: 26 Sayfa: 520
Ve seher çağları, yarlıganma dilerlerdi.
19
Cüz: 26 Sayfa: 520
Ve mallarında, dileyene ve mahrum olana bir hak vardı.
20
Cüz: 26 Sayfa: 520
Ve yeryüzünde deliller var iyideniyiye inanmış olanlara.
21
Cüz: 26 Sayfa: 520
Ve kendi özünüzde de, hala mı görmezsiniz?
22
Cüz: 26 Sayfa: 520
Ve gökte de rızkınız ve size vaadedilen var.
23
Cüz: 26 Sayfa: 520
Gerçekten de andolsun göğün ve yeryüzünün Rabbine ki hiç şüphe yok, gerçektir o, nasıl siz konuşup söylüyorsunuz.
24
Cüz: 26 Sayfa: 520
İbrahim'in, ağırlanan konuklarına ait haber, geldi mi sana?
25
Cüz: 26 Sayfa: 520
Hani, tapısına girmişlerdi de esenlik sana demişlerdi; o da esenlik size demişti, ey yabancılar.
26
Cüz: 26 Sayfa: 520
Derken bir bahaneyle ailesinin yanına gitmişti de bir semiz dana getirmişti.
27
Cüz: 26 Sayfa: 520
Onların önüne koymuştu da yemez misiniz demişti.
28
Cüz: 26 Sayfa: 520
Derken onlardan, içine bir korkudur düşmüştü de korkma demişlerdi, ve ona, bilgi sahibi bir oğlu olacağını müjdelemişlerdi.
29
Cüz: 26 Sayfa: 520
Derken karısı, onlara dönmüştü de bir çığlık atıp eliyle yüzüne vurmuştu ve ben kısır bir kocakarıyım demişti.
30
Cüz: 26 Sayfa: 520
Onlar, bu, böyle dediler, Rabbin böyle dedi; şüphe yok ki o, bir hüküm ve hikmet sahibidir ki her şeyi bilir.
31
Cüz: 27 Sayfa: 521
İbrahim, işiniz nedir ey elçiler demişti.
32
Cüz: 27 Sayfa: 521
Onlar, şüphe yok ki biz demişlerdi, mücrim bir topluluğa gönderildik.
33
Cüz: 27 Sayfa: 521
Üstlerine balçıktan taşlar yağdırmak için.
34
Cüz: 27 Sayfa: 521
Öyle taşlar ki Rabbinin katında damgalanmış, haddi aşanlar için.
35
Cüz: 27 Sayfa: 521
Derken, orada inananlardan kim varsa çıkarmıştık.
36
Cüz: 27 Sayfa: 521
Gerçekten de bir ev halkından başka Müslüman da bulamamıştık orada.
37
Cüz: 27 Sayfa: 521
Ve orada, elemli azaptan korkanlara bir delil bırakmıştık.
38
Cüz: 27 Sayfa: 521
Ve Musa'da da; hani onu apaçık bir delille Firavun'a göndermiştik.
39
Cüz: 27 Sayfa: 521
Derken bütün kuvvetiyle dönmüştü de ya büyücü demişti, yahut da deli.
40
Cüz: 27 Sayfa: 521
Derken onu ve ordusunu helak etmiş, onları denize atıvermiştik de o kendisini kınayıp durmadaydı.
41
Cüz: 27 Sayfa: 521
Âd kavminde de bir delil var; hani onlara, her şeyi kasıp kavuran bir fırtına göndermiştik.
42
Cüz: 27 Sayfa: 521
Nereden geçmiş, neye dokunmuşsa orasını ve o şeyi çürümüş kemiğe döndürmüştü.
43
Cüz: 27 Sayfa: 521
Ve Semud'da da delil var; hani, muayyen bir zamanadek geçinin demiştik.
44
Cüz: 27 Sayfa: 521
Derken Rablerinin emrine karşı azgınlıkta bulunmuşlardı da onları bir yıldırımdır, gelip helak edivermişti ve onlar da bakıp duruyorlardı.
45
Cüz: 27 Sayfa: 521
Derken ne ayakta durmıya güçleri kalmıştı, ne de bir yardım görmüşlerdi.
46
Cüz: 27 Sayfa: 521
Ve daha önce de Nuh kavmi ki şüphe yok, onlar, buyruktan çıkmış bir topluluktu.
47
Cüz: 27 Sayfa: 521
Ve biz, gökleri kurduk kudretle, onlardan daha üstününü, daha büyüğünü kurmaya da gücümüz yeter.
48
Cüz: 27 Sayfa: 521
Ve yeryüzünü yayıp döşedik, daha da güzel döşeriz.
49
Cüz: 27 Sayfa: 521
Ve anar, ibret alırsınız diye her şeyi çift yarattık.
50
Cüz: 27 Sayfa: 521
Artık kaçın Allah'a, şüphe yok ki ben size, onun tarafından, apaçık bir korkutucuyum.
51
Cüz: 27 Sayfa: 521
Ve Allah'la beraber bir başka mabut kabul etmeyin; şüphe yok ki ben size, onun tarafından, apaçık bir korkutucuyum.
52
Cüz: 27 Sayfa: 522
Böylece onlardan önce de hiçbir peygamber gelmedi ki ona büyücü, yahut da deli demesinler.
53
Cüz: 27 Sayfa: 522
Onlar, bunu birbirlerine tavsiye mi ettiler? Hayır, onlar, azgın bir topluluktu.
54
Cüz: 27 Sayfa: 522
Artık yüz çevir onlardan, bundan dolayı da kınanmazsın sen.
55
Cüz: 27 Sayfa: 522
Ve öğüt ver, gerçekten de öğüt, inananlara fayda verir.
56
Cüz: 27 Sayfa: 522
Ve ben, cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.

"Kulluk etsinler diye" sözünü "tanısınlar diye" tarzında tefsir edenler olmuş ve Sufiyye de ibadette şart, marifettir, yani tanımaktır, bilmektir diyerek bu tevili kabul etmişlerdir.

 
57
Cüz: 27 Sayfa: 522
Onlardan ne bir rızık istiyorum ve ne beni doyurmalarını istiyorum.
58
Cüz: 27 Sayfa: 522
Şüphe yok ki Allah'tır rızık veren kuvvet sahibi ve kuvvetine aciz gelmesi mümkün olmayan.
59
Cüz: 27 Sayfa: 522
Kendilerine zulmedenlere, arkadaşlarının payı, gibi bir azap payı var, artık acele etmesinler.
60
Cüz: 27 Sayfa: 522
Yazık kafirlere, kendilerine vaadedilen günden.