Surelere Dön

Kamer Sûresi

Sure: 54 55 Ayet İniş Sırası: 37
1
Cüz: 27 Sayfa: 527
Yaklaştı kıyamet ve yarıldı ay.

Hz. Muhammed (s.a.a)'in işaretiyle ayın ikiye bölündüğü hadislerde rivayet edilmiştir (Bakınız, Hasan Basri Çantay: Kur’an-ı Hakım ve Meal-i Kerim, c. 3, İst. 1372-1953, s. 955-956, not. 4). Ayın kıyamette yarılacağını ve bunun, kesin ifadesi olarak burada mazi sıygasının kullanıldığını söyleyenler de vardır.

 
2
Cüz: 27 Sayfa: 527
Ve onlar, bir delil gördüler mi yüz çevirirler de sürüp giden bir büyü derler.
3
Cüz: 27 Sayfa: 527
Ve yalanlarlar ve dileklerine uyarlar ve her iş, kararlaştırılmıştır.
4
Cüz: 27 Sayfa: 527
Ve andolsun, öyle haberler geldi onlara ki o haberlerde onları vazgeçirecek, onlara öğüt verecek şeyler vardı.
5
Cüz: 27 Sayfa: 527
Yüksek hikmet vardı, derken korkutuşlar fayda vermedi gitti.
6
Cüz: 27 Sayfa: 527
Artık yüz çevir onlardan; o gün çağıran, hoşlanılmayan birşeye çağırır.
7
Cüz: 27 Sayfa: 528
Gözleri yerde, kabirlerden çıkarlar, sanki onlar, dağılmış çekirgelerdir.
8
Cüz: 27 Sayfa: 528
Yönelirler çağırana; kafirler, bugün derler, ne de zorlu gün.
9
Cüz: 27 Sayfa: 528
Onlardan önce Nuh kavmi de kulumuzu yalanlamıştı ve deli dediler ona, pek fena incittiler onu.
10
Cüz: 27 Sayfa: 528
Derken Rabbine dua etti: Şüphe yok ki altoldum ben, artık sen yardım et bana.
11
Cüz: 27 Sayfa: 528
Derken açtık göklerin kapılarını da şarıl şarıl ardı gelmez yağmurlar yağdırdık.
12
Cüz: 27 Sayfa: 528
Ve yerden de sular fışkırttık, derken sular, mukadder bir emre göre birleşti.
13
Cüz: 27 Sayfa: 528
Ve onu, tahtalardan yapılmış ve mıhlarla kenetlenmiş bir gemide taşıdık.
14
Cüz: 27 Sayfa: 528
Gözümüzün önünde akıp giderdi; bir mükafattı nankörlük görene.
15
Cüz: 27 Sayfa: 528
Ve andolsun ki bir delil olarak bıraktık onu, fakat bir ibret alan mı var?
16
Cüz: 27 Sayfa: 528
Derken nasıldı azabım benim ve korkutuşlarım?
17
Cüz: 27 Sayfa: 528
Ve andolsun öğüt ve ibret için Kur'an'ı kolaylaştırdık, fakat bir ibret alan mı var?
18
Cüz: 27 Sayfa: 528
Âd da yalanlamıştı, derken nasıldı azabım benim ve korkutuşlarım?
19
Cüz: 27 Sayfa: 528
Şüphe yok ki sürüp giden uğursuz bir günde onlara bir kasırgadır yolladık.
20
Cüz: 27 Sayfa: 528
Onları kökünden koparmadaydı, sanki köklerinden kopup baş aşağı devrilen hurma kütükleriydi onlar.
21
Cüz: 27 Sayfa: 528
Derken nasıldı azabım benim ve korkutuşlarım?
22
Cüz: 27 Sayfa: 528
Ve andolsun ki öğüt ve ibret için Kur'an'ı kolaylaştırdık, fakat bir ibret alan mı var?
23
Cüz: 27 Sayfa: 528
Semud da korkutucuları yalanladı.
24
Cüz: 27 Sayfa: 528
Derken bizden bir adama mı uyacağız dediler, gerçekten de o zaman elbette sapıklığa düşeriz, ateşlere yanarkavruluruz.
25
Cüz: 27 Sayfa: 528
Vahiy, içimizden gelegele ona mı geliyor? Hayır, o, yalancı kendini beğenmiş birisi.
26
Cüz: 27 Sayfa: 528
Yarın bilirler kimmiş yalancı kendini beğenmiş.
27
Cüz: 27 Sayfa: 528
Şüphe yok ki onları sınamak için dişi deveyi gönderiyoruz, artık gözetle onları ve dayan.
28
Cüz: 27 Sayfa: 529
Ve haber ver onlara, su, aralarında paylaştırılmıştır, her bölük, nöbetinde hazır olur, su alır.
29
Cüz: 27 Sayfa: 529
Derken arkadaşlarına seslendiler, derken kılıcını çekti de devenin ayaklarını kesti, öldürdü.
30
Cüz: 27 Sayfa: 529
Derken nasıldı azabım benim ve korkutuşlarım?
31
Cüz: 27 Sayfa: 529
Gerçekten de bir bağırış gönderdik onlara, derken hayvan ağılına konan çalıya çırpıya döndüler.
32
Cüz: 27 Sayfa: 529
Ve andolsun ki öğüt ve ibret için Kur'an'ı kolaylaştırdık, fakat bir ibret alan mı var?
33
Cüz: 27 Sayfa: 529
Lut kavmi de korkutucuları yalanladılar.
34
Cüz: 27 Sayfa: 529
Gerçekten de, Lut'un ailesi müstesna, onlara taş yağdıran bir yel gönderdik, Lut'un ailesini de bir seher çağı kurtardık.
35
Cüz: 27 Sayfa: 529
Katımızdan bir nimet olarak; işte böyle mükafatlandırırız şükredeni.
36
Cüz: 27 Sayfa: 529
Ve andolsun ki o, bizim helakimizle korkutmuştu onları da onlar, bu korkutuşlardan şüpheye düşmüşlerdi.
37
Cüz: 27 Sayfa: 529
Ve gerçekten de onun konuklarını istemişlerdi de biz, kör edivermiştik gözlerini, artık tadın azabımı ve korkutuşlarımın sonucunu.
38
Cüz: 27 Sayfa: 529
Ve andolsun ki bir sabah çağı üstlerine bir azap çöküvermişti onların.
39
Cüz: 27 Sayfa: 529
Artık tadın azabımı ve korkutuşlarımı.
40
Cüz: 27 Sayfa: 529
Ve andolsun ki öğüt ve ibret için Kur'an'ı kolaylaştırdık, fakat bir ibret alan mı var?
41
Cüz: 27 Sayfa: 529
Ve andolsun ki Firavun soyuna da korkutucular gelmişti.
42
Cüz: 27 Sayfa: 529
Bütün delillerimizi yalanladılar, derken onları üstün ve mutlak kudretli bir helak edişle helak ediverdik.
43
Cüz: 27 Sayfa: 529
Sizin kafirleriniz, onlardan hayırlı mı, yoksa kitaplarda bir kurtuluş mu var size?
44
Cüz: 27 Sayfa: 529
Yoksa biz, birbirine yardım eden bir topluluğuz mu derler?
45
Cüz: 27 Sayfa: 529
O topluluk, yakında bozguna uğrayacak ve ardını dönüp kaçacak.
46
Cüz: 27 Sayfa: 529
Onlara vaadedilen azabın mukadder zamanı kıyamettir ve kıyametin azabı, daha da zararlıdır ve daha da acı.
47
Cüz: 27 Sayfa: 529
Şüphe yok ki suçlular, sapıklık içinde ve yakıp kavuran ateşlerdedir.
48
Cüz: 27 Sayfa: 529
O gün, yüzüstü ateşe sürüklenip atılırlar; tadın bakalım, cehennemin yakışını.
49
Cüz: 27 Sayfa: 529
Şüphe yok ki biz; her şeyi, bilgimizde mukadder olduğu gibi ve zamanında yarattık.
50
Cüz: 27 Sayfa: 530
Ve bizim emrimiz, birdir, ancak bir göz kırpış, bir göz yumup açış gibi tezdir.
51
Cüz: 27 Sayfa: 530
Ve andolsun ki taraftarlarınızı da helak ettik, fakat bir ibret alan mı var?
52
Cüz: 27 Sayfa: 530
Ve işledikleri her şey, kitaplardadır.
53
Cüz: 27 Sayfa: 530
Ve küçük, büyük, hepsi de yazılıdır.
54
Cüz: 27 Sayfa: 530
Şüphe yok ki çekinenler, cennetlerdedir, ırmakların başlarında.
55
Cüz: 27 Sayfa: 530
Gerçeklik makamında, çok kudretli bir büyük padişah katında.