Surelere Dön

Kalem Sûresi

Sure: 68 52 Ayet İniş Sırası: 2
1
Cüz: 29 Sayfa: 563
Nun, andolsun kaleme ve yazdıklarına.

Nûn, Tanrı adlarından bir addır, sûrenin adıdır, rahman kelimesinin harflerinden bir harftir, hokkadır, levihtir, cennette bir nehirdir, balıktır diyenler olmuştur. Balıktır diyenler, 21. sûrenin 27. ayetinde. Yunus Peygambere "Zün-nun Balık sahibi" dendiğini delil tutmuşlardır. Kalemden maksat da doğrudan doğruya kalem, yahut levha, olacakları yazan keyfiyetini bilmediğimiz ilahi kalemdir demişlerdir (al-Müfredat, s. 422-423, 531). Hukema mesleğini benimseyenlerle Sufiler, kalem'e tafsil bilgisi de demişlerdir. Onlarca harfler, etraflıca anlatışın mazharlarıdır, hepsi de mücmel bir sûrette mürekkep hokkasındadır. Fakat hokkada kaldıkça tafsil aleminde zahir olamazlar. Fakat hokkadan, kalemle mürekkep alındı da yazılmaya başlandı mı kağıtta zuhur ederler ve kalem, onları, gayeye kadar yazar. Nitekim insanın maddesi olan nutfe de insanın bütün sûretlerini mücmel olarak toplamış olduğu halde insanın kalemiyle rahim levhine intikal etmedikçe tafsil aleminde zuhur etmez; fakat rahim levhine yazıldı mı insan sûreti, tafsil aleminde zahir olur (Ta'rifat, al-Kalem maddesi, s. 75).

 
2
Cüz: 29 Sayfa: 563
Sen, Rabbinin nimeti sayesinde deli değilsin.
3
Cüz: 29 Sayfa: 563
Ve sana, tükenmez, minnetsiz bir mükafat var.
4
Cüz: 29 Sayfa: 563
Ve şüphe yok ki sen, pek büyük bir ahlaka sahipsin elbette.
5
Cüz: 29 Sayfa: 563
Yakında sen de görürsün ve onlar da görürler.
6
Cüz: 29 Sayfa: 563
Deliliğe uğramış hanginiz?
7
Cüz: 29 Sayfa: 563
Şüphe yok ki Rabbin, kendi yolundan sapanı da daha iyi bilir ve o, doğru yolu bulanları da daha iyi bilir.
8
Cüz: 29 Sayfa: 563
Artık yalanlayanlara itaat etme.
9
Cüz: 29 Sayfa: 563
Onlara yumuşaklık göstermeni arzularlar, öyle hareket etsen onlar da yumuşaklık gösterirler.
10
Cüz: 29 Sayfa: 563
Ve itaat etme çok yemin edenlerin, reyinde isabet bulunmayanların hiçbirine.
11
Cüz: 29 Sayfa: 563
Ayıp arayan, kovucu ve söz getirip götürücüyle.
12
Cüz: 29 Sayfa: 563
Hayrı tamamıyla meneden haddini aşmış suçluya.
13
Cüz: 29 Sayfa: 563
Ayrıca da çirkin ve kötü huylu soysuza.
14
Cüz: 29 Sayfa: 563
Malmülk ve evlat sahibi bile olsa.

Bu âyetler, Mugıyra oğlu Velid hakkındadır.

 
15
Cüz: 29 Sayfa: 563
Ona ayetlerimizi okuyunca eskilere ait masallar dedi.
16
Cüz: 29 Sayfa: 564
Büyüyüp bir hortuma dönen burnuna, yakında bir damga vururuz.
17
Cüz: 29 Sayfa: 564
Ve biz, onları açlıkla, kıtlıkla sınarız, nitekim o bahçe sahiplerini de sınamıştık; hani, sabahleyin erkenden, bahçelerindeki mahsulü kesmeye ant içmişlerdi.
18
Cüz: 29 Sayfa: 564
Ve Tanrı dilerse de dememişlerdi.
19
Cüz: 29 Sayfa: 564
Halbuki bahçenin üstünde, Rabbinden gelen bir felaket dolaşmadaydı ki onlar uyuyorlardı.
20
Cüz: 29 Sayfa: 564
Derken bahçe, bütün mahsulü kesilip biçilmiş, kupkuru çorak bir yere, bir çöle dönmüştü.
21
Cüz: 29 Sayfa: 564
Sabahleyin birbirlerine sesleniyorlardı.
22
Cüz: 29 Sayfa: 564
Mahsulünüzü kesip devşirecekseniz erkence koşun, gidin.
23
Cüz: 29 Sayfa: 564
Derken yola düştüler ve birbirlerine de gizlice diyorlardı ki.
24
Cüz: 29 Sayfa: 564
Bugün hiçbir yoksula yol vermeyin, yanınıza gelmesin sakın.
25
Cüz: 29 Sayfa: 564
Ve kendilerini, yoksulları men etmeye güçleri yeter sanarak erkenden gittiler.
26
Cüz: 29 Sayfa: 564
Bahçeyi görünce gerçekten de dediler, elbette yolumuzu şaşırdık.
27
Cüz: 29 Sayfa: 564
Hayır dediler, biz mahrum olup gitmişiz.
28
Cüz: 29 Sayfa: 564
İçlerinden en iyileri, ben demedim miydi size dedi, mabudunuzu tenzih etseniz ne olurdu.
29
Cüz: 29 Sayfa: 564
Dediler ki: Şanı yücedir Rabbimizin, gerçekten de zalimlerden olduk biz.
30
Cüz: 29 Sayfa: 564
Bir birlerine dönerek birbirlerini kınamaya başladılar.
31
Cüz: 29 Sayfa: 564
Yazıklar olsun bize dediler, gerçekten de azmışız biz.
32
Cüz: 29 Sayfa: 564
Umulur ki Rabbimiz, onun yerine bize daha da hayırlısını verir, gerçekten de biz, Rabbimizi dilemede, ondan istemedeyiz.
33
Cüz: 29 Sayfa: 564
İşte bunun gibidir azap ve elbette ahiret azabı, daha da büyüktür bilirseniz.

Bu bahçenin, Yemen'de Şan'a'ya on iki millik bir yer olan Sarvan'da olduğu rivayet edilmiştir. İhtiyar bir adamınmış, kendisine ve çoluğuna çocuğuna ne kadar lazımsa o kadar mahsul alır, öte yanını yoksullara dağıtırmış, Oğulları, babaları ölünce onun gibi hareket etmemişler, bahçe de mahvolmuştur.

 
34
Cüz: 29 Sayfa: 564
Şüphe yok ki çekinenlere, Rableri katında Naim cennetleri var.
35
Cüz: 29 Sayfa: 564
Artık Müslümanları da suçlularla bir mi tutacağız?
36
Cüz: 29 Sayfa: 564
Ne oldu size ki? Nasıl hükmediyorsunuz?
37
Cüz: 29 Sayfa: 564
Yoksa size mahsus bir kitap var da oradan mı okuyorsunuz.
38
Cüz: 29 Sayfa: 564
Orada, neyi beğenir, isterseniz sizindir diye mi yazılı?
39
Cüz: 29 Sayfa: 564
Yoksa hükmü kıyametedek sürecek antlar mı ettik size, şüphe yok ki ne buyurursanız o olacak sizin için diye?
40
Cüz: 29 Sayfa: 564
Onlara sor, bunlara kefil olan kimmiş içlerinden?
41
Cüz: 29 Sayfa: 564
Yoksa ortakları mı var? Doğru söylüyorlarsa gelsinler bakalım ortaklarıyla.
42
Cüz: 29 Sayfa: 564
O gün, işler güçleşir ve secdeye davet edilirler, derken güçleri yetmez.
43
Cüz: 29 Sayfa: 565
Gözleri yere dikilir, üstlerine aşağılık çöker ve gerçekten de sağ esenken de secdeye davet edilmişlerdir de secde etmemişlerdi.
44
Cüz: 29 Sayfa: 565
Artık sen, bu sözü yalanlayanı bırak bana, biz onları yavaşyavaş, hiç bilmedikleri yerden cehenneme çekerdururuz.
45
Cüz: 29 Sayfa: 565
Ve onlara mühlet vermedeyim, fakat şüphe yok ki azabım, pek kuvvetlidir.
46
Cüz: 29 Sayfa: 565
Yoksa onlardan ücret istiyorsun da derken onlar da ağır bir borç altında mı kaldılar?
47
Cüz: 29 Sayfa: 565
Yoksa gizli alem, onların yanında da onu mu yazıyorlar?
48
Cüz: 29 Sayfa: 565
Artık sabret Rabbinin hükmüne ve balıkla arkadaş olana benzeme; hani o, dertten boğulmuş bir halde Rabbine nida etmişti.

Balıkla arkadaş olan, Hz. Yunus'tur.

 
49
Cüz: 29 Sayfa: 565
Rabbinden bir nimet erişmeseydi ona elbette bir yere, fena bir halde bırakılır giderdi.
50
Cüz: 29 Sayfa: 565
Derken Rabbi, onu seçti de temiz kişilerden kıldı.
51
Cüz: 29 Sayfa: 565
Ve az kalmıştı ki kafirler, Kur'an'ı duydukları zaman seni gözleriyle yiyip helak etsinler ve derlerdi ki: Şüphe yok, bu, bir deli elbette.
52
Cüz: 29 Sayfa: 565
Halbuki o, ancak alemlere bir öğüttür.