Surelere Dön

Mürselât Sûresi

Sure: 77 50 Ayet İniş Sırası: 33
1
Cüz: 29 Sayfa: 579
Andolsun, ardı ardınca, iyilikle gönderilenlere.
2
Cüz: 29 Sayfa: 579
Şiddetle esip yelenlere.
3
Cüz: 29 Sayfa: 579
Bulutları yayıp sürenlere.

Maksat rüzgârdır. Yalnız 4. âyette gerçekle aslı olmayanı ayırt edenler, meleklerdir, Kur’ân âyetleridir diyenler de vardır. Rüzgâr anlamına alınca bulutları ayırdedenler demek olur.

 
4
Cüz: 29 Sayfa: 579
Gerçekle aslı olmayanı ayırt edenlere.
5
Cüz: 29 Sayfa: 579
Öğütleri telkin edenlere.

Maksat meleklerdir.

 
6
Cüz: 29 Sayfa: 579
Özürle suçu yok etmek hususunda olsun, yahut korkutma hususuna ait bulunsun.
7
Cüz: 29 Sayfa: 579
Şüphe yok ki size vaat edilen, mutlaka olacak.
8
Cüz: 29 Sayfa: 579
Yıldızların ışıkları sönünce.
9
Cüz: 29 Sayfa: 579
Ve gök yarılınca.
10
Cüz: 29 Sayfa: 579
Ve dağlar, yerlerinden kopup dümdüz olunca.
11
Cüz: 29 Sayfa: 579
Ve peygamberler toplanınca.
12
Cüz: 29 Sayfa: 579
Hangi gün için geciktirildi bunlar?
13
Cüz: 29 Sayfa: 579
Ayırma günü için.
14
Cüz: 29 Sayfa: 579
Ve nedir, bilir misin ayırma günü?
15
Cüz: 29 Sayfa: 579
Vay hallerine o gün yalanlayanların.
16
Cüz: 29 Sayfa: 579
Önce gelenleri helak etmedik mi?
17
Cüz: 29 Sayfa: 579
Sonra da son gelenleri tutar, katarız onlara.
18
Cüz: 29 Sayfa: 579
Böyle yaparız günahkarlara.
19
Cüz: 29 Sayfa: 579
Vay hallerine o gün yalanlayanların.
20
Cüz: 29 Sayfa: 580
Sizi, bayağı ve azıcık bir sudan yaratmadık mı?
21
Cüz: 29 Sayfa: 580
Derken onu, karar edilecek kuvvetli bir yerde tutmadık mı?
22
Cüz: 29 Sayfa: 580
Bilinen bir müddete dek.
23
Cüz: 29 Sayfa: 580
Derken taktir ettik yaratılışını, ne güzel de takdir ederiz biz.
24
Cüz: 29 Sayfa: 580
Vay hallerine o gün yalanlayanların.
25
Cüz: 29 Sayfa: 580
Yeryüzünü, bir toplantı yeri olarak halk etmedik mi?
26
Cüz: 29 Sayfa: 580
Dirilere ve ölülere.
27
Cüz: 29 Sayfa: 580
Ve orada, sabit ve metin dağlar yarattık ve sizi, tatlı suyla suvardık.
28
Cüz: 29 Sayfa: 580
Vay hallerine o gün yalanlayanların.
29
Cüz: 29 Sayfa: 580
Haydi yürüyün yalanladığınıza doğru.
30
Cüz: 29 Sayfa: 580
Yürüyün üç kola ayrılmış gölgeye doğru.

Cehennemin simsiyah olması dolayısıyla gölge denmiştir. Cehennemin, üç kola ayrılıp kâfirleri saran dumanıdır diyenler de vardır.

 
31
Cüz: 29 Sayfa: 580
Ne gölgelendirir sizi o, ne alevden korur.
32
Cüz: 29 Sayfa: 580
O, köşk gibi kıvılcımlar fırlatır.
33
Cüz: 29 Sayfa: 580
Sanki o kıvılcımlar, birer sarı erkek devedir.
34
Cüz: 29 Sayfa: 580
Vay hallerine o gün yalanlayanların.
35
Cüz: 29 Sayfa: 580
Bu, bir gündür ki söz söyleyemezler.
36
Cüz: 29 Sayfa: 580
Onlara izin de verilmez, özür getiremezler.
37
Cüz: 29 Sayfa: 580
Vay hallerine o gün yalanlayanların.
38
Cüz: 29 Sayfa: 580
Budur ayırma günü, sizi de toplarız, öncekileri de.
39
Cüz: 29 Sayfa: 580
Artık bir düzeniniz varsa düzüp koşun.
40
Cüz: 29 Sayfa: 580
Vay hallerine o gün yalanlayanların.
41
Cüz: 29 Sayfa: 580
Şüphe yok ki çekinenler, gölgeliklerdedir ve pınar başlarında,
42
Cüz: 29 Sayfa: 580
arzuladıkları meyveleri bulurlar.
43
Cüz: 29 Sayfa: 580
Yiyin ve için, afiyetler olsun yaptıklarınıza karşılık.
44
Cüz: 29 Sayfa: 580
Şüphe yok ki böyle mükafatlandırırız iyilik edenleri.
45
Cüz: 29 Sayfa: 580
Vay hallerine o gün yalanlayanların.
46
Cüz: 29 Sayfa: 580
Yiyin ve geçinin az bir müddet, şüphe yok ki suçlularsınız siz.
47
Cüz: 29 Sayfa: 580
Vay hallerine o gün yalanlayanların.
48
Cüz: 29 Sayfa: 580
Rüku edin denince onlara, rüku etmezler.
49
Cüz: 29 Sayfa: 580
Vay hallerine o gün yalanlayanların.
50
Cüz: 29 Sayfa: 580
Bundan sonra artık hangi söze inanırlar ki?