Neyi birbirlerine sorup dururlar?
Pek ulu haberi.
Ulu haber Kur’ân'dır, kıyamettir diyenler de olmuştur.
|
Öylesine haber ki onlar, bu hususta aykırılığa düşmüşlerdir.
Gene de hayır, bilirler yakında.
Yeryüzünü, hazır bir yaygı olarak yaymadık mı?
Ve dağları, çiviler gibi çaktık.
Ve sizi, çiftçift yarattık.
Ve uykunuzu, vakitli bir istirahat zamanı kıldık.
Ve geceyi, her şeyi örten bir örtü yaptık.
Ve gündüzü de geçim zamanı.
Ve üstünüzde, yedi sağlam yapı kurduk.
Ve yalımyalım yanan bir kandil yarattık.
Ve sıkılan bulutlardan şarılşarıl sular akıttık.
Akıttık da o sayede tohumları, otları.
Ve birbirine sarmaşdolaş bahçeleri, bağları meydana getirdik.
Şüphe yok ki ayırma gününün vakti de tayin edilmiştir.
O gün Sur üfürülür de gelirsiniz bölükbölük.
Ve gök açılmış, kapılar haline gelmiştir.
ve dağlar yürütülmüş, seraba dönmüştür.
Şüphe yok ki cehennem pusudadır.
Azanlara dönüp varılacak son yerdir.
Yıllar boyunca kalırlar orada.
Ne bir serinlik tadarlar, ne içilecek bir şey.
Ancak bir kaynar su, ancak bir kan ve irin.
Bir cezadır ki tam uygun.
Şüphe yok ki onlar, hiçbir soru ummazlardı.
Ve delillerimizi boyuna yalanlarlardı.
Ve biz her şeyi birbir sayıp yazdık.
Artık tadın, ancak azabınızı arttırırız sizin.
Şüphe yok ki çekinenlere bir kurtuluş, bir kutluluk ve murada eriş yeri var.
Ve memeleri yeni sertleşmiş yaşıt kızlar.
Ne boş bir söz duyarlar orada, ne birbirlerini yalanlama.
Rabbinden, fazlasıyle bir lütuf ve ihsan.
Göklerin ve yeryüzünün ve ikisinin arasındakilerin Rabbidir rahman, onun hitabına nail olmazlar.
O gün, Ruh ve melekler, saf saf dururlar; konuşamazlar, ancak rahmanın izin verdiği konuşur ve gerçek söyler.
Ruh, Tanrının insan sûretinde bir yaratığıdır, fakat insan olmadığı gibi melek de değildir. Ruh denen bu yaratıkla, bir saf, melekler de bir saf olarak dizilecekler diyenler vardır. Mücahid, Katade, Ebu-Salih bu fikirdedir. Ruh, meleklerdendir, kıyamette o, yüceliği dolayısiyle ayrı bir saf teşkil edecektir diyenler vardır. Bu, İbn-i Mes'ud, Ata ve İbn-i Abbas'tan rivayet edilmiştir. İnsanların ruhları, meleklerle haşredilecek ve ayrı bir saf teşkil edecektir; bu da sur'un birinci ve ikinci üfürülüşü arasında ve ruhların, bedenlere reddedilmesinden önce olacaktır diyenler olmuştur. Atiyye, bunu İbn-i Abbas'tan rivayet etmiştir. Ruh'tan murat Cebrail'dir diyenler de olmuştur ki Dahhak bu fikri kabul eder. İmam Ca'fer-üs-Sadık (a.s)'tan, ruh'un, Cebrail ve Mikail'den büyük bir melek olduğu rivayet edilmiştir. Hasen, ruhtan maksat, insanların ruhlarıdır, saftan da seçilmiş, arınmış olarak manası çıkar der. Gerçek söz, yoktur Tanrı'dan başka tapacak sözüdür (Mecma, 2, 566).
|
Bugün, gerçektir, artık dileyen, dönüp Rabbinin tapısına varmaya bir vesile edinir.
Şüphe yok ki biz sizi, yakın bir azapla korkutmadayız; o gün kişi, elleriyle hazırladığına bakar ve kafir de ne olurdu der, keşke toprak olaydım.
Buradaki kâfirden maksat Şeytandır diyenler vardır.
|