Ve dişi develer bile başı boş bırakılınca.
Ve vahşi hayvanlar bile bir araya toplanınca.
Ve denizler, coşup kabarınca.
Ve insanlar, haldeşleriyle birleşince.
Diridiri gömülen kıza sorulunca.
Kur’ân'ın birçok yerlerinde tekrarlanıp menedilen, kızları diri diri gömmek geleneğine işaret edilmektedir.
|
Hangi suç yüzünden öldürüldün diye.
Ve göğün perdesi kaldırılınca.
Ve cehennem alevlendirilince.
Ve cennet yaklaştırılınca.
Herkes bilir ne hazırladığını.
Artık andolsun dönüp kaybolan.
Doğup yürüyen ve burçlarına giren yıldızlara.
Ve geçmeye başladığı çağda, geceye.
Ve ışıdığı çağda, sabaha.
Şüphe yok ki Kur'an, büyük bir elçinin sözüdür.
Büyük elçi diye anılan ve diğer vasıflarla övülen, 23. âyetteki "Onu, apaydın tan yerinde gördü" sözündeki karineden açıkça anlaşıldığı gibi Cebrâil'dir.
|
Kuvvetlidir, arş sahibinin katında kadri yüce.
İtaat edilir, emniyetlidir de.
Sizinle konuşan, deli değildir.
Ve andolsun, onu, apaydın tanyerinde gördü.
Arkadaşınız, gizli şeyler hakkında da nekes değildir.
Ve Kur'an, taşlanmış Şeytan'ın sözü de değildir.
Artık nereye gidiyorsunuz öyleyse?
O, bütün alemlere bir öğüttür ancak.
Ve hele içinizden doğru hareket etmek isteyene.
Ve isteyemezsiniz, alemlerin Rabbi Allah istemedikçe.