Surelere Dön

Bürûc Sûresi

Sure: 85 22 Ayet İniş Sırası: 27
1
Cüz: 30 Sayfa: 589
Andolsun burçları bulunan göğe.
2
Cüz: 30 Sayfa: 589
Ve vaadedilen güne.

Vaadedilen gün kıyamettir, tanık cuma günüdür, yahut kurban bayramı günüdür. Hz. Muhammed (s.a.a)'dir, arefe günüdür, melektir, Tanrıdır da denmiştir. Görünen, arefe günüdür, kıyamet günüdür, kurban bayramı günüdür; tanık, Ka'be'deki Hacer-i Esved'dir, görünen, hacılardır. Tanık, günlerle gecelerdir, görünen, insanlardır diyenler de olmuştur.

 
3
Cüz: 30 Sayfa: 589
Ve tanığa ve görünene.
4
Cüz: 30 Sayfa: 589
Kahrolsun yerde hendekler kazıp ateşler yakanlar.

Bunlar hakkında çeşitli rivâyetler vardır (Mecma, 2, 588). Ahd-i Atıyk'te, Danyâk kitabında Butunnassar'ın Abdanagoh, Mişak ve Şadrak adlı üç kişiyi, Babil'de Dora ovasına diktirdiği büyük altın puta tapmadıkları için, içinde ateş yanan fırına attırdığı, fakat bunların yanmadığı hikaye edilir. İhtimal buna işarettir (3).

 
5
Cüz: 30 Sayfa: 589
Öylesine ateş ki odunları var.
6
Cüz: 30 Sayfa: 589
O sırada kendileri de kıyısında oturmuşlar.
7
Cüz: 30 Sayfa: 589
İnananlara yaptıklarını seyrediyor onlar.
8
Cüz: 30 Sayfa: 589
Ve ancak üstün ve hamde layık Allah'a inandıkları için onları azaplandırmadalar.
9
Cüz: 30 Sayfa: 589
O mabut ki onundur saltanatı ve tedbiri göklerin ve yeryüzünün ve Allah her şeye tanıktır.
10
Cüz: 30 Sayfa: 589
Kadın ve erkek, inananları azaplandıranlar, sonra da tövbe etmeyenler yok mu, onlaradır cehennem azabı ve onlaradır yakıp kavuran azap.
11
Cüz: 30 Sayfa: 589
İnananlara ve iyi işlerde bulunanlara gelince: Onlaradır kıyılarından ırmakla akan cennetler ve buysa pek büyük bir kurtuluştur, bu kutluluk ve murada eriş.
12
Cüz: 30 Sayfa: 590
Şüphe yok ki Rabbinin, tutup helak edişi, pek çetindir.
13
Cüz: 30 Sayfa: 590
Şüphe yok ki o, ilk defa var eder ve ölümden sonra gene de yaratır.
14
Cüz: 30 Sayfa: 590
Ve odur suçları örten ve çokçok seven.
15
Cüz: 30 Sayfa: 590
Şerefli arşın sahibi.
16
Cüz: 30 Sayfa: 590
Dilediğini işlerdurur.
17
Cüz: 30 Sayfa: 590
Sana, ordulara ait olan söz gelmedi mi.
18
Cüz: 30 Sayfa: 590
Firavun'a ve Semud'a aid olan?
19
Cüz: 30 Sayfa: 590
Kafir olanlar, zaten de yalanlamaya dalmışlardır.
20
Cüz: 30 Sayfa: 590
Ve Allah'sa yaptıkları işin ardından onları kavramış, kuşatmıştır.
21
Cüz: 30 Sayfa: 590
Hayır, o şerefli Kur'an'dır.
22
Cüz: 30 Sayfa: 590
Korunmuş levhada.

"Korunmuş"dan maksat, değiştirilmeden, bozulmadan, noksandan, fazlalıktan korunmuş, yahut meleklerden başkalarından korunmuş demektir. Allah indinde korunmuş diyenler de vardır. Levh, üstüne yazı yazılan düz şey anlamına gelir. "Levh-i Mahfuz"un keyfiyetini bilmeyiz (al-Müfredat, 472). Uzunluğu gökle yer arası, enliliği, doğu ile batı arası kadar olan ve ak inciden yaratılan bir levha olduğu rivayet edilmiştir (Mecma, 2, 590). Kur’an'da, burada, "korunmuş levha" diye anılan şey, her şeyi açıklayan ve kendisine uyulması gereken nesne, açıklayıcı kitap, kitabın temeli anlamlarına gelen "İmam-i Mübin, Kitab-i Mübin, Ümm-ül-Kitab" gibi sözlerle de anılır. Maksat, Tanrının takdirini, her olacak şeyi, bilgisiyle kavramış olduğunu, her şeyin, onun bilgisine göre ve muayyen bir zamanda zuhurunu anlatmaktır. Hukema mesleğine uyanlarla Sufiler, korunmuş levha'yı çeşitli tarzlarda tevil ederler (Abdülkerim-i Ciyli'nin al-İnsan-Ül-Kamil'inde Levh babına ve Seyyid Şerif'in Ta'rifat'ına bakınız, 83).