Andolsun ağaran sabaha.
İkrime, Hasen ve saireye göre her günün sabahıdır, ibn-i Abbas'tan da bu rivâyet edilmiştir. Hac ayı olan zilhiccenin sabahıdır da denmiştir.
|
Ve on geceye.
Zilhiccenin ilk on gecesi. Bu takdîrde sabah, arefe gününün, yahut ayın onuncu günü olan kurban bayramı gününün sabahıdır. On gece, ramazan ayının son on gecesidir denmiştir.
|
Ve çifte ve teke.
Tek ve çift, bütün yaratıklardır. Çift, çifter çifter yani erkekli dişili yaratılan bütün yaratıklardır, tekse Tanrıdır tarzında anlayanlar da olmuştur. Çiftin, gece kılınan iki rikat nafile namaz, tekin de gene bir rikat, yahut üç rikat olarak kılınan gece nafilesi olduğunu, Ebu-Said'il-Hûdri'den tahric etmişlerdir. Çift bayram günüdür, tek arefe günü; çift terviye günüdür, yani zilhiccenin sekizinci günüdür, tek arefe günüdür; tek Adem Peygamberdir, Zevcesiyle çifttir; çift bütün günlerle gecelerdir, tek, ondan sonra artık gece olmayan kıyamet günüdür diyenler olmuş, hatta çift Safa ile Merve'dir, tek de Ka'be'dir; çift, Ali ile Fatıma (s.a)'dır, tek de Hz. Muhammed (s.a.a)'dir tarzında tevil edenler bile bulunmuştur (Mecma, 2, 596).
|
Ve ışırken geceye.
Bütün gecelerdir. Hacıların. Arafat'tan Müzdelife'ye indikleri gecedir, Kadir Gecesidir diyenler olmuştur.
|
Bu antta büyük bir şey yok mu aklı başında olana?
Görmedin mi Rabbin neler yaptı Âd'a?
Direklerle dolu İrem'e.
İrem, bir rivâyete göre boy adıdır. Âd'ın atasının adıdır diyenler de vardır. Bir şehir adıdır diyenler olmuş, hatta İskenderiye'nin yerindeydi de denmiştir; bu şehri, Ad'ın oğlu olup tanrılık davasına kalkışan Şeddad yaptırmıştır. Ad'ın lakabıdır, diğer bir adıdır diyenler de var. Direklerden maksat, güç kuvvet, şiddet ve kudret, yahut uzun boy postur denmiştir.
|
Öylesine bir şehirdi ki yaratılmamıştı eşi şehirler arasında.
Ve vadileri oyan, kayaları kesen Semud'a.
Ve direk gibi sağlam kumandanları olan Firavun'a?
Öylesine ki azdılar şehirlerde.
Derken bozgunculuğu çoğalttılar oralarda.
Derken Rabbin de onlara bir azap kamçısıdır, yağdırdı.
Şüphe yok ki Rabbin kullarının yollarında, pusudadır, onları görüp gözetir.
İnsan, öyle bir mahluktur ki Rabbi, onu sınadı da büyüttü, ve nimetler verdi mi, Rabbim der, layıktım da büyüttün beni.
Ve fakat sınadı da rızkını daralttı mı, Rabbim der, alçalttı beni.
İş öyle değil, hayır; siz, ne yetimi ağırlıyorsunuz.
Ve ne birbirinizi, yoksulu doyurmaya teşvik ediyorsunuz.
Ve mirası, habbesine dek yiyorsunuz.
Ve malı, alabildiğine seviyorsunuz.
İş öyle değil, hayır, yer bir kere paramparça olup dümdüz bir hale geldi mi.
Ve Rabbinin emri gelip çattı da melekler, safsaf oldu mu.
Ve o gün cehennem, ortaya çıktı mı, insan, öğüt alır, anlar ama öğütün, anlayışın artık ne faydası var ona?
Keşke der, önceden, daha sağken iyilik etseydim.
Derken o gün öylesine bir azaplandırır onu ki kimsecikler, o çeşit azab edemez.
Ve öylesine bağlar onu ki kimsecikler, o çeşit bağlayamaz.
Ey iyideniyiye inanmış, şüpheden kurtulmuş can.
Dön Rabbine, ondan razı olarak ve rızasını kazanmış bulunarak.
Artık katıl kullarımın arasına.