Senin göğsünü açıp genişletmedik mi?
Manen göğsünü açıp peygamberlikle, bilgiyle genişletmedik mi? Bu yüzden peygamberliğe koyuldun, eziyetlere dayandın, kalbin. imanla yatıştı.
|
Ve senin yükünü kaldırıp attık.
Ayet Sana ağır gelen peygamberlik yükünü hafifletmedik mi? Yahut kafirlerden çektiği eziyetlere karşı sana tahammül vermedik mi?
|
Öylesine yük ki çökertmişti belini.
Ve adını yücelttik.
Adını, tevhit kelimesinde ve ezanda, adımızdan sonra andırdık, bu sûretle adını yüceltmedik mi, iman etmeyi, senin peygamberliğini de gerçeklemeye bağlamadık mı?
|
Artık şüphe yok ki her güçlükle beraber bir de kolaylık var.
Şüphe yok ki her güçlükle beraber bir de kolaylık var.
Artık sen de ibadeti bitirince yorul.
Namazı kıldıktan sonra oturduğun yerde duaya koyul; yahut farz namazları kılıp bitirdikten sonra gece namazına kalk; yahut dünya işlerini yapıp bitirdikten sonra namaza dur. Savaştan sonra ibadete, yahut nefsinle savaşa giriş, peygamberlik hizmetini bitirdikten sonra şefaat et tarzında anlayanlar da olmuştur.
|
Ve ancak Rabbinden iste, ona doğrul.
Rabbine yalvar, halktan değil, ondan iste.
|