"Dua, iç motivasyonunu kendi kendine sağlayamayan bireyin, dış destek sanarak başvurduğu bir iç destektir; fakat gerçekte hiçbir işe yaramaz."
“Dua hiçbir işe yaramaz” iddiası bilimsel literatürle örtüşmez. Randomize kontrollü çalışmalarda dua edilen hastalarda bazı klinik sonuçların daha iyi olduğu rapor edilmiştir (Byrd, 1988, Southern Medical Journal). Ayrıca araştırmalar dua ve dini pratiklerin stres, anksiyete ve depresyonla başa çıkmada pozitif psikolojik etkiler gösterebildiğini ortaya koyuyor (Masters & Spielmans, 2007; Koenig, 2012).
“Dua hiçbir işe yaramaz” iddiası bilimsel verilerle örtüşmez.
Harvard Medical School ve Beth Israel Deaconess Medical Center tarafından yapılan çalışmalar, dua ve dini uygulamaların stres hormonlarını azaltabildiğini ve psikolojik dayanıklılığı artırabildiğini gösteriyor.
Koenig, H.G. (2012). Religion, spirituality, and health: The research and clinical implications. ISRN Psychiatry.
• Randolph Byrd (1988) tarafından yapılan randomize kontrollü bir çalışmada, dua edilen kalp hastalarının bazı klinik sonuçlarının kontrol grubuna göre daha iyi olduğu rapor edildi.
Byrd, R.C. (1988). Positive therapeutic effects of intercessory prayer in a coronary care unit population. Southern Medical Journal. doi:10.1097/00007611-198809000-00005
• Masters & Spielmans (2007) meta-analizi, dua ve dini pratiklerin özellikle anksiyete ve depresyonla başa çıkmada pozitif psikolojik etkiler gösterebildiğini ortaya koydu.
Masters, K. & Spielmans, G. (2007). Prayer and health: Review, meta-analysis, and research agenda. Journal of Behavioral Medicine.
Bilimsel literatürde dua ile psikolojik iyilik hali, umut ve stresle başa çıkma arasında anlamlı ilişkiler bulunduğu gösteriliyor. “Hiçbir işe yaramaz” demek bilimsel literatürü görmezden gelmektir.